Casimir Etkisi Nedir?
Casimir Etkisi Nedir?Casimir etkisi, birbirine çok yakın paralel iki yüksüz iletken plaka arasındaki küçük çekim kuvvetidir. Bunun sebebi elektromanyetik alanın kuantum vakum dalgalanmalarıdır. Bu etki Hollandalı fizikçi Hendrick Casimir tarafından 1948 yılında tahmin edilmiştir. Kuantum teorisine göre; boşluk, sürekli dalgalanma durumundaki sanal parçacıkları içerir. Casimir, iki plaka arasındaki boşluk enerjisi hesaplanırken sadece bu sanal fotonların bir aralıktaki tüm dalga boylarının sayılması gerektiğini ortaya koymuştur. Plakaları birarada tutan enerji yoğunluğu plakalar birbirine yaklaştırıldıkça azalır. Alanları A olan birbirinden L uzaklıktaki iki plaka arasındaki Casimir çekim kuvveti aşağıdaki şekilde hesaplanır. Ï€ h c F = ——- A 480 L4Burada h Planck sabiti ve c ise ışık hızıdır.Bu küçük etki 1996 yılında Steven Lamoreaux tarafından ölçülmüştür. Onun sonuçları %5 lik bir hata payı ile teori ile örtüşür.Fotonlar dışındaki diğer parçacıklar da küçük etkiyle katkıda bulunurlar fakat sadece fotonların etkisi ölçülebilir. Fermiyonlar geri itici kuvvet uygularken, fotonlar gibi tüm bozonlar da çekici Casimir etkisi oluştururlar. Eğer elektromanyetizma süpersimetrik olsaydı, ozaman katkısı kesinlikle fotonları durdurmaya yönelik olan fermiyonik fotonlar olurdu ve Casimir etkisi oluşmazdı. Gerçek şu ki Casimir etkisnin varlığı gösterir; eğer doğada süper simetri olsaydı o da kırık bir simetri olurdu. Teoriye göre, tüm olası foton modları toplanırsa, boşluktaki toplam sıfır noktası enerjisi sonsuz olur. Sonsuzlar sadeleştirilirse enerji farkından Casimir etkisi ortaya çıkar. Boşluk enerjisi kuantum yerçekimi teorileri içinde bir yapbozdur çünkü bu yerçekimi etkisi göstermeli ve uzay-zamanın bükülmesine sebep olan evrensel sabiti üretmelidir. Kararsızlığın çözümü kuantum yerçekimi teorisinden elde edileceği umulur.
Comments
Comment from admin
Time 06/23/2009 at 09:54
Uzun zaman sonra bu yazımı ve yorumunu okudum. Kendimi Fringe dizisinin bir bölümünde gibi hissettim bir anlık
Tabi bunda dün akşam son iki bölümü izleyip sezonu bitirmiş olmamında bir etkisi olabilir tabi.
Herşey durağansa bu parçacıkları harekete geçirecek enerjiyi nasıl üretiyoruz. Yada üretmiyoruz. Dünkü sezon finalinde de aslında zamanda yaşanan farklı boyutlar var ama biz tercihlerimizle sadece bir boyutta ilerliyoruz tarzında bir konu vardı. Aynı zamanda diğer boyutta da yaşam devam ediyor. Deja Vu da bundan kaynaklanıyor bir anlık diğer boyuttaki bir anımızı hatırlıyoruz gibi. Uzun zamandır bu konu ilgimi çekmiştir zaten. Bir zamanlar Hawking’in 11 boyutlu evren teorisi hakkında bir yazı okumuştum J.J Abrahams da sanırım aynı yazıyı okumuş olsa geerek ki bu çok boyutlu evren teorisi üzerinde durmuş. Ya konu nerden nereye geldi. Benimde yazasım varmış
Neyse şimdilik bu kadar bir sonraki bilimsel sohbette görüşmek dileğiyle.
Comment from hankarun
Time 06/23/2009 at 17:13
Aslinda tum olay suradan cikiyor. Beraber duran 3 kuarktan bir tanesini ayirmak icin enerji verirseniz. Bir sure sonra artik orada 4 kuark oldugunu gorursunuz. Yani boslukta boslugun enerjisini odunc alip daha sonra bu odunc enerjiyi geri vererek kaybolan parcacigin boskuga olan enerji borcunu odemis ve onu bizim tarafimizda kalmasi icin ikna etmis oluruz.













Comment from hankarun
Time 05/03/2009 at 22:56
Sicim kuramına göre boşluk diye bir şey yokmuş. Bütün evren bilgisayarın ekranındaki noktalar gibi karelere bölünmüş halde bulunmaktaymış. Bu karelerin içinde boyutlardan bağımsız parçalıklar oluşurmuş. Yani aslında herşey durağanmış. Boşluğa enerji vererek bu parçacıkların boyutumuzda kalmasını saplayabilir misiz. Aynı zamanda parçalardan enerji alarak serbest de bırakabilir mişiz. İnsanı garip anılara sürüklüyor.