Masaüstü simgeleri transparan olmama sorunu

5 August, 2009 (18:37) | windows | By: admin

Adım 1: Bilgisayarım simgesine sağ tuş ile tıklanır ve özelliklere girilir. Ordan Gelişmiş sekmesine geçilir ve Performans çerçevesi altındaki Ayarlar düğmesine tıklanır. Ardından Masaüstü simge etiketlerinde bırakma gölgesi kullan seçeneğinin yanındaki işaret kaldırılır. İki kere Tamama tıklanarak buradan çıkılır.

Adım 2: Başlat->Çalıştır… girilir ve ardından gpedit.msc yazılır.

Adım 3: Açılan pencerede Kullanıcı Ayarları -> Yönetici Şablonları -> Windows Bileşenleri
-> Windows Gezgini kısmına gelinir. Burada Turn on Classic Shell (tam olarak nasıl çevirdiklerini bilmiyorum muhtemelen Klasik kabuğu aç gibi birşey olması gerek) çift tıklanır ve Etkin seçilir. Uygula ve Tamam denerek buradan çıkılır.

Adım 4: Adım 1 deki yere tekrar gidilir fakat bu sefer Masaüstü simge etiketlerinde bırakma gölgesi kullan seçeneğini seçilir ve Tamam denerek burdan çıkılır.

Masaüstünüze döndüğünüzde simgelerinizin transparan ve gölgeli olduklarını göreceksiniz. Bu yöntem bende işe yaradı umarım sizin de işinize yarar.

This is your life – Tyler Durden

10 July, 2009 (08:41) | genel | By: admin

and you open the door  (ve kapıyı açın)
and you step inside  (ve içeri adım atın)
we’re inside our hearts  (kalplerimizin içindeyiz)
now imagine your pain  is a white ball of healing light   (şimdi acınızın şifalı ışıktan beyaz bir top olduğunu hayal edin)
that’s right, feel your pain,  (doğru,acınızı hissedin)
the pain itself,  is a white ball of healing light  (acının ta kendisi şifalı ışıktan beyaz bir top)
i don’t think so  (öyle olduğunu sanmıyorum..)
this is your life  (bu sizin hayatınız)
good to the last drop,  (son damlasına kadar iyi)
doesn’t get any better than this  (bundan daha iyisi olamaz)
this is your life, and it’s ending  one minute at a time  (bu sizin hayatınız ve her an bir dakika daha azalıyor)
this isn’t a seminar  (bu bir seminer değil)
and this isn’t a weekend retreat  (ve bu bir haftasonu sığınağı değil)
where you are now  you can’t even imagine  what the bottom will be like  (şu an bulunduğunuz yerde en dibin neye benzeyeceğini tahmin bile edemezsiniz)
only after disaster  can we be resurrected  (sadece felaketten sonra yeniden dirilebiliriz)
it’s only after you’ve lost  everything that you’re  free to do anything  (sadece ve sadece herşeyini kaybettikten sonra herşeyi yapmaya özgürsündür)
nothing is static,  (hiçbir şey sabit değil)
everything is evolving,  (herşey gelişiyor)
everything is  falling apart  (herşey ayrı düşüyor-parçalanıyor-)
you are not a beautiful and unique snowflake  (siz güzel ve eşsiz bir kar tanesi değilsiniz)
you are the same decaying  organic matter as everything else  (siz de diğer herşey gibi aynı çürüyen organik mekanizmasınız)
we are all a part of the same compost heap  (hepimiz aynı gübre yığınının parçasıyız)
we are the all-singing,  all-dancing crap of the world  (hepimiz şarkı söyleyen danseden dünyanın pislikleriyiz)
you are not your bank account,  (siz banka hesabınız değilsiniz)
you are not the clothes you wear  (siz giydiğiniz kıyafetler değilsiniz)
you are not the contents of your wallet  (siz cüzdanınızın içindekiler değilsiniz)
you are not your bowel cancer  (siz bağırsak kanseriniz değilsiniz)
you are not your grande latte  (siz grande latte kahveniz-??- değilsiniz)
you are not the car you drive  (siz sürdüğünüz araba değilsiniz)
you are not your fucking khakis  (siz boktan haki üniformanız değilsiniz)
you have to give up  (vazgeçmek zorundasın)
you have to realise that someday you will die,  (birgün öleceğinin farkına varmak zorundasın)
until you know that you are useless  (bunu öğrenene kadar işe yaramazsın)
i say let me never be complete   (ben asla tam olmamama izin ver diyorum)
i say may i never be content  (ben hiç tam olamam diyorum)
i say deliver me from swedish furniture  (ben beni isveç mobilyalarından kurtar diyorum)
i say deliver me from clever art  (ben beni zeki sanatlardan kurtar diyorum)
i say deliver me from clear skin and perfect teeth  (ben beni temiz cilt ve mükemmel dişlerden kurtar diyorum)
i say you have to give up  (ben vazgeçmek zorundasın diyorum)
i say evolve, and let the chips  fall where they may  (ben evrim geçir ve kırıntılar nereye düşmesi gerekiyorsa bırak düşsünler diyorum)
i want you to hit me as hard as you can  (bana vurabildiğin kadar sert vurmanı istiyorum)
welcome to fight club  (dövüş klübüne hoşgeldiniz)
if this is your first night  (eğer bu ilk gecenizse)
you have to fight  (dövüşmek zorundasınız)

Flock Browser ile Wordpress Bloga Yazı Yayınlama

12 June, 2009 (13:04) | genel | By: admin

Flock Browser ile keni bloguma browser üzerinden yazı yayınlama ile ilgili ilk deneme. Burdan yazmak rahatmış hakkaten.

Blogged with the Flock Browser

PHP ile TC Kimlik No Doğrulama

4 March, 2009 (12:50) | php | By: admin

TC Kimlik numarası artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Hemen hemen her yerde bizden kimlik yerine tc kimli nomuz istenir oldu. Hal böyle olunca internet siteleri de ki bunların büyük çoğunluğu e-ticaret siteleri, kullanıcı(müşteri)lerinden tc kimlik no bilgisi istemeye başladı.Tabii bu alınan numaraların bir şekilde doğrulanması gerekir. İlk başlarda nüfus idaresinin web sitesinden bir web servisi aracılığı ile bunu kontrol ettirmek mümkündü. Fakat artık bu hizmet sadece belli kuruluşlara veriliyor. Read more »

Google İmla Klavuzu

10 November, 2008 (13:38) | genel | By: admin

Geçen gün farkında olmadan yaptığım birşeyi farkettim. Yazılışlarını doğru hatırlayamadığım yada emin olamadığım kelimeleri google a yazarak google ı bir ingilizce imla klavuzu olarak kullanıyormuşum. Eskiden farkında değildim artık bilinçli olarak kullanıyorum. Çok da işe yarıyor. Mesela “heatquarter” yazınca google bana “Bunu mu demek istediniz? headquarter ” diye cevap veriyor :) Google ı farklı bir amaçla kullanmanın 1001 yolundan biri de bu olsa gerek.

Avatar Özlemi…

4 November, 2008 (12:39) | genel | By: admin

Severek izlediğim ve bittiği için yataklara düştüğüm, Family Guy ilacı ile hastalığıma derman aradığım süper çizgi dizi Avatar ‘a olan özlemimi dizinin giriş bölümünde Katara ‘nın ağzından dökülen şu cümlelerle buraya kazımak istiyorum.

long ago the 4 nations lived together in harmony, then everthing changed when the fire nation attacked. only the avatar master of all 4 elements could stop them. when the world needed him most, he vanished. 100 years passed, my brother and i discovered the new avatar an airbender named aang and although his airbending skills are great he has a lot to learn before he is ready to save anyone. but i believe aang can save the world.

Kaspersky Anti Virus kurulum problemi

1 October, 2008 (15:23) | anti-virüs, windows | By: admin

Bilgisayarınızı zararlı yazılımlara karşı korunmak için AVG Anti Virus programının ücretsiz versiyonunu indirdiniz ve kurdunuz. Bir süre kullandınız ve yetersiz buldunuz. Paralı bir anti-virus yazılımı almaya karar verdiniz. Kaspersky Anti Virus 2009 yazılımını beğendiniz ve aldınız. (Gerçekten çok başarılı bir anti-virus programıdır.) AVG ‘yi kaldırdınız. Kaspersky kurulumunu başlattınız fakat. Kurulumun bi adımında size aşağıdaki programları kaldırmadan kuruluma devam edilemiyeceğine dair bir uyarı yapıldı. Hemen denetim masasına ordanda program ekle kaldıra gittiniz fakat AVG listede yok. Çünkü siz zaten bu programı kaldırmıştınız. Fakat program windowsunuz kayıt defterinde bağzı kalıntılar bıraktığından program hala bilgisayarınızda yüklü izlemini uyandırıyor (En azından kaspersky öle sanıyor :S ) Bundan kurtulmanın 2 yönteminden bahsedicem. Read more »

İnternet Bağlantı Paylaşım ve Port Yönlendirme

1 October, 2008 (14:43) | windows | By: admin

Merhaba,

Evde internete bağlanmak için bir adet usb arayüzlü dandik bir modem kullanıyorum. Bu modem bir dizüstü bilgisayara bağlı ve evde sadece bu bilgisayar internete bağlanabiliyor. Bende interneti başka bilgisayardan da kullanabilmek için bu internet bağlantısını kablosuz ağ üzerinden paylaşıma açtım. Artık başka kablosuz cihaza sahip bilgisayarlar bu bağlantıyı kullanıp internete çıkabiliyorlar. Buraya kadar herşey güzeldi sorunsuzca çalışıyordu (arada ip alamama ve internete çıkamama gibi problemler olmuyor değil). Fakat birgün bu bilgisayar üzerinden internete çıkan bilgisayardan emule kullanmak istedim. Tabii bilindiği üzere emuleden birşey indirmek istiyorsak emule sunucularından yüksek id almamız gerekir. Bunun içinde internet çıkışımızın önünde bir firewall var ise burada kendimize bir port açmamız gerek. Şimdi eğer üzerinde firewall olan kaliteli bir adsl modeminiz varsa bunu kolaylıkla adsl modeminizin menüsünden yapabilirsiniz. Fakat ben interneti bağlantıyı paylaştıran bir bilgisayar üzerinden kullandığım için bunu windows üzerinde yapmak zorundaydım. Birkaç denemeden sonra nasıl yapılacağını buldum ve şimdi nasıl yapılacağını anlatmak istiyorum. Read more »

Hayatı Tersten Yaşamak

15 May, 2008 (10:31) | genel | By: admin

Can Yücel’ den;
Yaşamın  en tatsız tarafı sona eriş seklidir…
Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak daha güzel,  hatta mükemmel olurdu.
Nasıl mı? Read more »

Windows Vista Ram Yönetimi

15 May, 2008 (09:22) | windows | By: admin

Bilindiği üzere Windows Vista işletim sisteminin ram yönetimi Windows XP nin ram yönetiminden farklıdır. XP de bir program çalıştırdığınızda bu bir dahaki çalışma için disk üzerinde cache lenir. Bu özellik vistada ram üzerine taşınmıştır. Böylelikle bir program çalıştırdığınızda program ram üzerine cache atılır. Bu size programı kullanırken veya programı tekrar başlatmak istediğinizde daha hızlı bir erişim sağlar. Tabiiki bu özellik vista kullanıcılarının en çok şikayet ettiği fazla ram kullanımı problemini doğurmaktadır. Vista açılışta 1GB yakın ram kullanmaktadır. Eğer isterseniz registery de küçük bir ayar yaparak bu özelliğin XP de olduğu gibi disk üzerine yazmasını sağlayabilir ve ram tasarrufuna gidebilirsiniz. Read more »